Giriş   
Zaman: 07 Ara 2016 01:44
 
Hukuk
Ana sayfa
Yenilikler
Hukuk programları
İçtihatlar
Hukuk sembolleri
Hukuki veritabanları
Linkler
  YARGITAY CEZA DAİRELERİ İÇTİHATLARI   
  İçtihat  Seçin:   
 
İçtihat Ara: 
Sıralama:      
Dairesi:                      Önemli İçtihatlar
Kaynak:
Aranan Kelime:
 
Bulunan içtihat: 4241 adet
2.CD.
E: 1994/6615 K: 1994/8865
15.9.1994
  • TEMYİZİ MÜMKÜN OLMAYAN MÜSADERE KARARLARI
      TCK 36, CMUK 392/2


ÖZET: Maddi olayda; ruhsatlı silahlar üzerindeki numaraların sanık tarafından değiştirildiğine dair delil bulunmadığından Ağır Ceza Mahkemesince beraat kararı verilmiş ise de bu değişiklik nedeniyle uymayan ruhsatların İdarece iptalinden sonra Sulh Ceza Mahkemesince silahların bizatihi suç teşkil etmesi nedeniyle TCK.nun 36. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmiştir. Müsadereye, CMUK.nun 392/2. maddesi uyarınca duruşma açılmaksızın evrak üzerinde karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Duruşma açılmaksızın verilen bu kararların itirazı kabil olup temyizi mümkün değildir.
                                                    (YKD. OCAK 1995)
  Ekleyen: Nihat Yorgancı  25.3.2004 1:20 Sıra No:357       Okuma:2888 
2.CD.
E: 1994/6855 K: 1994/8700
13.9.1994
  • ASKERLİK YAPANLARIN ASKERE GİTMEDEN ÖNCE İŞLEDİKLERİ SUÇLARA AİT DAVALARIN TERHİSE KADAR GERİ BIRAKILMASI
      TCK 571 TCK 102/5 TCK 104/2, 353 SK 20


ÖZET: TCK.nun 571. maddesinde yazılı sarhoşluk suçunun gerektirdiği cezanın üst sınırı iki yıl hapis olduğundan, askerlik hizmeti yapan sanık hakkında davanın 353 sayılı yasanın 20. maddesine göre terhisine kadar geri bırakılması yasaya aykırıdır. Bu geri bırakma, sanık aleyhine sonuç tevlit etmeyeceğinden suç tarihi ile inceleme tarihi arasında üç yıllık zamanaşımının tahakkuk ettiği dikkate alınıp kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmelidir.
                                                    (YKD. OCAK 1995)
  Ekleyen: Nihat Yorgancı  25.3.2004 1:20 Sıra No:356       Okuma:2867 
1.CD.
E: 1994/3258 K: 1994/3185
10.10.1994
  • YARGILAMANIN YENİLENMESİ
      CMUK 335 VD.


ÖZET: Yargılamanın yenilenmesinin kabulü halinde üç evreli inceleme gerekmektedir. İlk evrede; istemin kabule şayan olup olmadığının mahkemesince evrak üzerinden incelenmesinde, ikame olunan vakıa ve kanıtların önceden ileri sürülmeyen ve tamamen yeni nitelik taşıyan yapıda olması ve gerek bağımsız olarak nazara alındığında ve gerekse toplanmış diğer kanıtlarla birlikte tahlil olunduğunda, hükümlü lehine değerlendirmeye ve önceki hükmü değiştirmeye mahkemeyi yönlendirecek ciddiyette bulunması zorunludur. İkince evresi; kabule şayan görüldüğünde ilk soruşturma niteliğinde kanıtların toplanması, üçüncü evresi ise; kanıtların yargılamanın yenilenmesini gerektirir ciddiyette ise, son soruşturma duruşmanın açılmasıdır. İlk evreden niteliksiz iddialarla kanıt toplamaya ya da bu safha aşılarak duruşmalı incelemeye geçilemez.
      Maddi olayda, hükümlünün silah kullanan ve yargılamayı yapan kişi olmadığına dair savunması reddedilmiş, mağdurun kendisini hükümlü Arif'in yaralamadığı beyanı kabul edilmez görülmüştür. Aynı beyanın yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrarlanması ve destek olmak üzere bir başka tanık gösterilmesi, kesin hükümden dönülmesini gerektirecek ve duruşma açılmasını haklı ve gerekli saydıracak ciddiyette kabul edilmemelidir.

                                                    (YKD. OCAK 1995)
  Ekleyen: Nihat Yorgancı  25.3.2004 1:20 Sıra No:355       Okuma:2911 
1.CD.
E: 1994/2431 K: 1994/2977
27.9.1994
  • ADAM ÖLDÜRMEK
  • ONSEKİZ YAŞINI BİTİRMEYENLERE CEZA TAYİNİ
      TCK 448 TCK 51/2 TCK 55/3 TCK 59 TCK 33


ÖZET: Canavarca bir his sevki ile adam öldürmek, işkence tazip ile adam öldürmek eylemlerinde, sadist bir duygu ve düşüncenin eyleme egemen olması gerekir.
      Küçük yaştaki sanığın, olay gecesi zorla ırzına geçen maktülü bu olayın doğurduğu şiddetle gazap ve üzüntünün etkisiyle penisini kesip, ardı ardına yaptığı bıçak darbeleriyle öldürdüğünün anlaşılması karşısında, hakkında TCK.nun 448, 51/2, 55/3, 59. maddeleri uygulanarak cezalandırılması gerekir.
      Uygulanan yasa maddeleri gereği yirmidört yıl ağır hapis cezası tayin edilen sanığa, TCK.nun 55/3. maddesi gereğince her fiil için verilecek ceza ondört yıldan fazla olamayacağından, 59. madde gereğince indirimin ondört yıl hapis cezası üzerinden yapılması gerekir.

                                                    (YKD. OCAK 1995)
  Ekleyen: Nihat Yorgancı  25.3.2004 1:20 Sıra No:354       Okuma:2831 
CGK.
E: 1994/4-171 K: 1994/230
24.10.1994
  • KONUT DOKUNULMAZLIĞINI BOZMAK
  • MANEVİ TAZMİNAT
      TCK 38 TCK 193/2


ÖZET: Ceza mahkemelerinin manevi tazminata hükmedilmesi yetkisi fiilin "şeref ve haysiyeti" ihlal etmesi koşuluna bağlı tutulmuştur. Kişi ve ailelerin şeref ve haysiyetinin ihlali halinde uygulanması gereken TCK.nun 38. maddesine dayanılarak özgürlük aleyhine işlenen suçlardan olan konut dokunulmazlığını bozmak suçunda, manevi tazminata hükmedilemez. Maddi olayda; olay gecesi mağdurelerin daveti üzerine katılanların evine giren ve başkaca bir suç işlemeyen sanıkların konut dokunulmazlığını bozmak suçundan dolayı manevi tazminat ile sorumlu tutulmaları yasaya aykırıdır.
                                                    (YKD. OCAK 1995)
  Ekleyen: Nihat Yorgancı  25.3.2004 1:20 Sıra No:353       Okuma:3045 
CGK.
E: 1994/1-193 K: 1994/225
17.10.1994
  • KASTIN AŞILMASI SURETİYLE ADAM ÖLDÜRMEK
  • ERTELEME
  • GEREKÇESİZ ASGARİ HADDİN ÜSTÜNDE CEZA TAYİNİ
      TCK 452/1 TCK 50 TCK 29/SON, 647 SK 6


ÖZET: Emniyet Müdürlüğünde Koruma Şube Müdürü olan sanığın, olay gecesi kavga eden iki grubu ayırırken tuttuğu kişilerle yere düştüğü ve altta kaldığı, silahının alınmaya yeltenilmesi üzerine korkutmak, bertaraf etmek ve onlardan kurtulmak için hedef gözetmeksizin bilerek, isteyerek ateş ettiği, kurşunlardan birinin maktülü yaraladığı, yaralanan maktülün kurtarılamayarak öldüğü anlaşılmakla birlikte, önceden tanımadığı kavgacılarla arasında öldürmeyi gerektirecek bir husumet bulunmadığı, yaralanan maktülü hastaneye götürerek kurtarılmasına çalıştığı, hedef gözetmeksizin ateş ettiği gözetildiğinde öldürme kastı bulunmadığı anlaşılan sanığın saptanan eylemi, kastın aşılması suretiyle adam öldürme suçunu oluşturur.
      Ancak Sanık, yasanın verdiği yetkiyi kullanırken bir el ateş ederek kurtulması mümkünken, iki el ateş etmek suretiyle aşırılığa kaçmıştır.
      Sanığın kişiliğinde ve oluşta olumsuz bir yön saptanamadığı, sair halleri yönünden aleyhte bir belirleme ve bilgi bulunmadığı, yüklenen suçu yasal görevini yapmak isterken işlediği nazara alındığında, verilen cezanın ertelenmesi gerekir.

                                                    (YKD. OCAK 1995)
  Ekleyen: Nihat Yorgancı  25.3.2004 1:20 Sıra No:352       Okuma:2980 
10.CD.
E: 1994/7318 K: 1994/11215
20.9.1994
  • ÇEKİN ÖDEME SÜRESİ
      6762 SK 692 6762 SK 707, 3167 SK 16


ÖZET: Çek, görüldüğünde ödenir. Ödeme konusunda çek üzerinde herhangi bir kayıt konulmuş olması bu kaydın yazılmamış olmasını gerektirdiğinden, çeki geçersiz kılmaz. Yasada belirli değer unsurları taşıyan suç konusu çekin ibrazında karşılıksız çıkması halinde suç oluşturur ve şikayet süresi başlar.
                                                    (YKD. ARALIK 1994)
  Ekleyen: Nihat Yorgancı  25.3.2004 1:20 Sıra No:351       Okuma:2618 
10.CD.
E: 1993/12479 K: 1994/1695
15.2.1994
  • ÇEK KANUNUNA AYKIRI DAVRANIŞ
  • ŞİKAYET HAKKI
      3167 SK 7, 5584 SK 17, TCK 80


ÖZET: Karşılıksız çek keşide etmek suçunda şikayet hakkı, çeki ibraz eden hamil ile bunun rücu hakkına sahip bulunduğu çek arkasındaki ciro silsilesi içinde imzaları bulunan kişilere aittir.
      Çek Yasasına göre zorunlu olan ihtaratın Posta Kanununda belirtilen iadeli taahhütlü mektup almaya yetkili kişiye yapılıp yapılmadığı araştırılmalıdır. Sanığın birden fazla suç işlediği belirlenmesi halinde TCK.nun 80. madde koşullarının uygulanıp uygulanmayacağı da tesbit edilmelidir.

                                                    (YKD. ARALIK 1994)
  Ekleyen: Nihat Yorgancı  25.3.2004 1:20 Sıra No:350       Okuma:2757 
9.CD.
E: 1994/4360 K: 1994/4379
14.9.1994
  • HAKSIZ OLARAK TUTUKLU KALINAN GÜNLER İÇİN 466 SAYILI KANUN GEREĞİNCE TAZMİNAT İSTEĞİNDE BULUNMAK
      466 SK 1


ÖZET: Hükmedilecek manevi tazminatın; davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde hak ve nesafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tesbit edilmelidir.
                                                    (YKD. ARALIK 1994)
  Ekleyen: Nihat Yorgancı  25.3.2004 1:20 Sıra No:349       Okuma:2631 
9.CD.
E: 1994/6074 K: 1994/4353
13.9.1994
  • SİGORTA PRİM BİLDİRGESİNİ YASAL SÜRESİ İÇİNDE VERMEMEK
      506 SK 140 (3910 SKLA DEĞİŞİK) 506 SK 79/1


ÖZET: 506 sayılı Yasanın 140. maddesinin 12.5.1993 gün ve 3910 sayılı Kanunla değiştirilmesi sonucu, para cezası ayrı bir ölçüye bağlanırken maddede öngörülen yazılı ihtar şartı kaldırılmış, prim bordrolarının kuruma verilme süresi yönünden ise bir değişiklik yapılmamıştır. Kanunların yürürlük tarihinden itibaren henüz sonuçlanmamış hukuki durumlar hakkında derhal uygulanacağı kuralı gereği prim belgelerini yasal süre içinde kuruma vermeyen B... Tarım Kredi Kooperatif Müdürlüğü'ne İdarece verilen para cezası usulüne uygundur.
                                                    (YKD. ARALIK 1994)
  Ekleyen: Nihat Yorgancı  25.3.2004 1:20 Sıra No:348       Okuma:2627 
8.CD.
E: 1994/9653 K: 1994/10322
22.9.1994
  • MAL BEYANINDA BULUNMAMAK
  • İTİRAZIN REDDİ
  • ZAMANAŞIMI
      2004 SK 337 2004 SK 75 2004 SK 366, TCK 102/6 TCK 105/2, CMUK 322


ÖZET: Borca itiraz eden borçlu yönünden mal beyanında bulunmamak suçunun oluşabilmesi için, itirazın reddine ilişkin karar ile birlikte, kararın tebliğinden itibaren üç gün içinde mal beyanında bulunması gerektiği, aksi taktirde suçun oluşacağı hususlarının borçluya tebliğ edilmesi zorunludur. Red kararının vekilin yüzüne karşı verilmiş olması halinde, tefhim tarihi, üç günlük sürenin başlangıcına esas alınamaz.
      Ayrıca, mal beyanında bulunmamak suçunun gerektirdiği ceza itibariyle, suçun işlendiği tarihten hüküm tarihine kadar bir yıldan fazla zaman geçen sanık hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekir.

                                                    (YKD. ARALIK 1994)
  Ekleyen: Nihat Yorgancı  25.3.2004 1:20 Sıra No:347       Okuma:2665 
8.CD.
E: 1994/7399 K: 1994/8167
28.6.1994
  • 6136 SAYILI KANUNA AYKIRI DAVRANIŞ
  • AĞIR PARA CEZASININ HESAPLANMASI
      6136 SK 13/1


ÖZET: 6136 sayılı Kanunun 13/1. maddesi uyarınca hükmedilecek ağır para cezasının hesaplanması için ; öncelikle, gerekçesi de gösterilmek suretiyle ve maddede yazılı asgari ve azami sınırlar arasında temel ağır para cezasının belirlenmesi, ardından 3506 sayılı Kanunun ek 1/b-6. maddesi ile altı kat artırılması ve en son olarak da, suç tarihi itibariyle 29.12.1993 günlü Bütçe Kanununun 43. maddesi ile 3591 sayılı Kanunla belirlenen sekiz katsayı ile çarpılarak sonuç ağır para cezasına ulaşılması gerekir.
                                                    (YKD. ARALIK 1994)
  Ekleyen: Nihat Yorgancı  25.3.2004 1:20 Sıra No:346       Okuma:2748 
7.CD.
E: 1994/3253 K: 1994/7920
5.7.1994
  • 1918 SAYILI KANUNA AYKIRI DAVRANIŞ
  • EKSİK İNCELEME
  • VEKALET ÜCRETİ
      1918 SK 27/1-2, 1918 SK 45


ÖZET: Olayda, M... Dış Ticaret ve Pazarlama AŞ. nin İngiltere'deki E... Services LTT Şirketine imalatçı O... Elektro Kablo Sanayii AŞ.den fatura ile ihraç etmek kaydı ile satın aldığı bakır elektrik enerji kablosunu fob birim ihraç kıymetini 1.35 Sterlin (Toplam 41.270.85 Sterlin) göstererek ihraç ettiği, fob değerin Gümrükçe yüksek görülüp Devlet Planlama Teşkilatı Teşvik ve Uygulama Başkanlığı kanalı ile yapılan araştırmada fob ihraç fiyatının ihracatta vergi iadesi ödemesinde dikkate alınmak üzere 0.15 Sterlin (Toplam 4.585.65 Sterlin) olarak tesbit edildiği, Dış İlişkiler Daire Başkanlığınca İngiltere gümrüklerinde yaptırılan tahkikat ile kabloların G... Commercial SA-İsviçre firmasının faturası ile 3.282.09 Sterlin değerle İngiltere'ye girişinin yapıldığı, böylece aynı ihracat için iki ayrı fatura kullanılarak Türk gümrüğünde yüksek İngiltere gümrüğünde düşük değerle beyan edilmek suretiyle haksız vergi iadesi destekleme primi ve KDV iadesi alınmaya teşebbüs edildiği anlaşıldığından konusunda uzman bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak ihraç edilen kabloların değerini haksız vergi iadesi almak amacıyla gerçek değerinden yüksek beyan edilip edilmediğinin tesbiti, yüksek ise imalatçı ve ihracatçı firmaların şirketlerini kimlerin temsile yetkili olduklarının tesbiti, anılan ihraca ilişkin gümrük çıkış beyannamelerinde şirket adına beyannameyi imzalayanların veya vekaleten imzalayıp gümrük işlemlerini takip edenlerin belirlenmesi, faturaların gerçek olup olmadığının tesbiti, ihracatçı firmanın olaydan önce başka ihracatlar nedeniyle haksız vergi iadesinden veya ihracat teşviklerinden yararlanma durumlarının tahkiki, beyannamenin ihracatçı firma yetkilisiyle gümrüğe tescil ettirilip ettirilmediğinin tesbiti, sanıkların diğer dava dosyalarının tahkiki, evrakta sahtekarlık dosyasının sonucunun araştırılmasıyla sonucuna göre ismi tesbit edilecek sanıkların ihracatçı firma yetkilisi kişilerle imalatçı firma yetkilileri ve gümrük komisyoncularıyla fikri ve maddi dayanışmalarının araştırılması, suçun 1918 sayılı yasanın 45. maddesi aracılığıyla 27/2 veya 27/1 maddelerine uygun olup olmadığının ve sanıkların hukuki durumlarının ayrı ayrı tayini gerekir.
Çıkış beyannamesinde imzası bulunmayan sanığın 1918 sayılı yasanın 45/1. maddesiyle mahkumiyetine hükmedilmesi, bu madde yalnız para cezası içerdiği halde sanığa önödeme hakkı bulunduğunun hatırlatılmaması yasaya aykırıdır.

                                                    (YKD. ARALIK 1994)
  Ekleyen: Nihat Yorgancı  25.3.2004 1:20 Sıra No:345       Okuma:2947 
7.CD.
E: 1994/1570 K: 1994/2868
17.3.1994
  • CEVAP DÜZENLEME HAKKI
  • TEKZİP METNİNİN TEBLİĞİ
  • MAHKEMENİN BAŞVURU VE İTİRAZI İNCELEME SÜRESİ
      5680 SK 19


ÖZET: 5680 sayılı Basın Kanununun 19. maddesi uyarınca tekzip metninin gazetenin sorumlu müdürüne gönderilmesi gerekir.
Anılan Yasanın 19. maddesinin III. bendinde öngörülen Sulh Ceza ve Asliye Ceza Mahkemelerinin başvuru ve itirazı sonuçlandırması için konulmuş olan ikişer günlük süreler, düzenleyici nitelikli süreler olup, uyulmaması halinde müeyyidesi yoktur. Kaçırılması halinde de hak kaybı sözkonusu olmaz.

                                                    (YKD. ARALIK 1994)
  Ekleyen: Nihat Yorgancı  25.3.2004 1:20 Sıra No:344       Okuma:2573 
6.CD.
E: 1994/4453 K: 1994/4413
10.5.1994
  • SAHTECİLİK SUÇU
  • ULUSLARARASI AİLE CÜZDANININ NİTELİĞİ
      TCK 350


ÖZET: Paris'te, 13 Eylül 1974 tarihinde akdedilen sözleşme uyarınca düzenlenen Uluslararası Aile Cüzdanı, TCY.nın 350. maddesinde gösterilen belgelerdendir.
                                                    (YKD. ARALIK 1994)
  Ekleyen: Nihat Yorgancı  25.3.2004 1:20 Sıra No:343       Okuma:3208 

Ceza İçtihadı Ekle
   
1 ... 256, 257, 258, 259, 260, 261, 262 ... 283
259. sayfa (Toplam 283 sayfa)

KEYWORDS:  içtihatlar, Yargıtay Kararları, Yargıtay Kararları Dergisi, Ceza Genel Kurulu, Hukuk Genel Kurulu, İçtihadı birleştirme kararı, Emsal Karar, temyiz, bozma, Yargılamanın Yenilenmesi, Olağanüstü itiraz, Aleyhe bozma yasağı, ceza, ağır hapis, hapis cezası, Ykd programı, ictihat makrosu,bakale.com,bakalecom,bakale